Terminale taşınan CIRCUS COMPANY’nin AI ekip gücü

· Eskiden 30 kişi gerektiren geliştirme işini 5 kişi iki ayda tamamladı — sırrı net bir amaç, anlam ve sistem
· İnsanın işi artık daha net: strateji·yön·karar·sorumluluk ve AI’nın göremediğini görmek
Pazartesi sabahı toplantılarının ortadan kalkmasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti. Haftalık toplantılar yerine — kitap okuyor, birbirimizin düşüncelerine daha fazla odaklanıyoruz.
Planlama toplantıları, tasarım değerlendirmeleri, geliştirme takvimi toplantıları, pazarlama toplantıları. Takvimimizi dolduran bu toplantıları otomatikleştirdik ve her şeyi terminalde md dosyalarıyla düzenliyoruz. Buluştuğumuz yer Slack ya da toplantı odası değil, terminal.
Bu değişim Mart 2025’te başladı. Bu yazı, o günden beri başımıza gelenlerin kaydı ve devam edecek “Terminalden” serisinin ilk bölümü.
Mart 2025’te toplantılar — tek bir fikir için gereğinden fazla adım gerekiyordu

Planlama ekibi belgeyi hazırlıyor, tasarım ekibi taslağı çiziyor, ardından geliştirme ekibine soruyordu. “Bu geliştirilebilir mi?”
Pazar araştırması ve teknik araştırma yapıyor, yönetim aracında biletleri biriktiriyor, haftayı toplantılarla dolduruyorduk. Her ekip kendi uzmanlık alanında çalışıyor; bölümler arasındaki bağı belgeler ve toplantılar kuruyordu.
2020’de 30 kişiydik. Hepimiz aynı amaç etrafında birleşip elimizden geleni yaptık. Yine de aynı anda üç dört proje yürütünce geceler kısa kalıyor, tek bir projeyi bitirmek çoğu zaman bir yıldan uzun sürüyordu. İnsan ya da beceri eksikliğimiz yoktu. Zaman hep yetersizdi; yapılacak çok iş, geçilecek çok adım vardı.

30 kişinin işini 5 kişiyle yapmak — amaç, sistem ve yön netse mümkün
O zamanlar 30 kişi sabahlasa bile yetmeyen işler artık 5 kişilik geliştirme ekibimiz tarafından iki ayda, hatta fazlasıyla yapılabiliyor.
Sırrı insanları sonuna kadar zorlamak değil. Net bir amaç, anlam ve sistem — çünkü bu temel üzerinde AI ile birlikte çalışıyoruz. Amaç bulanıksa AI hızla yanlış yere gider. Araştırmalar da AI projelerinin başarısız olmasının başlıca nedeninin teknoloji değil, “hangi sorunu çözeceğiz?” sorusunun tanımlanamaması olduğunu gösteriyor.
Aslında bu yeni bir fikir de değil. Yazılım mühendisliğinin klasiklerinden The Mythical Man-Month, yarım yüzyıl önce “gecikmiş bir projeye daha fazla insan eklemek projeyi daha da geciktirir” diye yazdı. 5 kişi arasında 10 iletişim yolu varken 30 kişi arasında 435 yol vardır. Değişen tek bir şey var — artık bu 5 kişinin yanında yorulmayan bir çalışma arkadaşı bulunuyor.
O zamanki 30 kişi yetersiz değildi. Verdikleri emeğin en iyisi, bugün yaptıklarımızın temelini oluşturuyor. Hep eksik kalan zaman ancak şimdi tamamlandı.
Terminale taşındık — tüm ekip sunucularda çalışıyor
Başlangıçta yalnızca yeni bir araç kullanmaya başlamıştık. Şimdi tüm ekip terminalde ve 5 sunucu üzerinde birlikte çalışıyor. Altı ülkeden gelen ekip üyeleri aynı sunucuya bağlanıyor ve kendi ekranlarında AI ile birlikte çalışıyor.
Bir fikir aklımıza geldiğinde onu sesli olarak kaydediyor, ekiple paylaşıyor ve AI ile ayrıntılı biçimde analiz ediyoruz. Ardından ekiple birlikte yönümüzü belirliyor, nasıl iyileştireceğimizi ve yaratacağımız değeri tanımlayıp terminalde yeniden buluşuyoruz.
AI ile birlikte daha somut tasarımlar yapıyor, uyguluyor ve doğrulama prototiplerini hızla hazırlıyoruz. Yapılıp yapılamayacağını sormak yerine hemen kendimiz yapıp görüyoruz.
Aynı gün test sunucusuna yüklüyor, canary sürümüyle pazarın tepkisini hemen ölçüyor, düzeltip yeniden planlıyoruz. Ekipte artık “Bu geliştirilebilir mi?” sorusu yok. Düşüncenin anında uygulamaya dönüşebildiği bir çağdayız.

Tasarımcı Unity derlemesini yüklüyor. Pazar araştırması yapıp strateji belgesi yazıyor. Planlamacı kod okuyor, geliştirici metni inceltiyor. Uzmanlıklar ortadan kalkmadı. Herkesin temel yeteneği üzerine bütün süreç açıldı.

Böyle geliştirdiklerimiz şu anda yayında. Kamu destek programlarını okuyup açıklayan Ssaktane, çocuklar için AR öğrenme uygulaması JUMP, kâğıda geri dönen ZEMINA, reklamsız oyun platformu Quiga, kişilik analizi Quiga128 ve WAGZAK Play. Çoğu dünyanın dört bir yanında 51 dilde sunuluyor.
AI’nın asla yapamayacağı iş — insanın işi aslında daha net hale geldi
Ne yapacağız? Neden yapıyoruz? Nereye gideceğiz? Stratejiyi ve yönü belirlemek, karar vermek ve o kararın sorumluluğunu üstlenmek. Bunları AI yapmaz. AI, kendisine söyleneni hızlı ve iyi yapar; ne söyleneceğine her zaman insan karar verir.
Bir şey daha var — AI’nın göremediğini görmek. İyi hazırlanmış bir sonuçtaki uyumsuz tek satırı bulmak, ikna edici görünen bir ekrana bakıp “Bu bize benzemiyor” diyebilmek. Yapıp çöpe attıklarımız, yapıp yayımladıklarımızdan daha fazla.
Önceki yazıda sihirli bir tıklama olmadığını yazmıştım — aradan 1,5 yıl geçti, hâlâ aynı fikirdeyim. Sonuçta her şey sevgiye, azme ve amacın ne kadar sağlam olduğuna bağlı.
Amaç ve sistem varsa, eskiden 30 kişi gerektiren geliştirme işini 5 kişi yapabilir.
Verimlilik ve uyum — bir de hâlâ yanıtını bulamadığım soru
Bana sık sık “O zaman daha az insana mı ihtiyaç duyulacak?” diye soruluyor. Dürüst olmak gerekirse, aynı işi yapmak için gereken insan sayısı azaldı. Ama bu, organizasyonu küçültme hikâyesi değil; verimliliği ve uyumu bulma hikâyesi.
AI insanların yerini almadı, onların temel yeteneklerini katladı; böylece bir fikri olanın onu hemen uygulayabildiği aşamaya geldik. Herkesin planlamacı, tasarımcı, geliştirici ve stratejist olduğu bir ekip — bugünkü CIRCUS COMPANY bu.
Bu seri devam edecek. Bir tasarımcının Unity geliştirmesinden pazar araştırmasına kadar her şeyi nasıl yaptığını, AI ile yapamadıklarımızın listesini, 51 dili 5 kişiyle nasıl yönettiğimizi — yaşadıklarımızı ve uyguladıklarımızı tek tek anlatacağım.
Ama hâlâ yanıtını bulamadığım bir soru var. Herkes her şeyi yapabilir hâle geldiğinde, bir ekibi ekip yapan nedir? Bu yanıtı arama sürecimizi de burada yazacağım.
AI ile geçen 1 yılın sonucu — sihirli bir tıklama kesinlikle yok
Tek bir düğmeyle, tek bir tıklamayla her şeyi tamamlayan bir sihir yoktu. İyi olan ne varsa ancak insanların amacı, azmi ve doğrulamasıyla ortaya çıktı.
AI mucize sunmaz. Ama işine yürekten bağlı bir ekibe zamanını geri verir. Biz de o zamanla bir sonrakini yapıyoruz.